Yazılar

, ,

İçsel Motivasyon Nedir ?

İçsel Motivasyon Nedir?İçsel Motivasyon Nedir ?

“İçsel Motivasyon” dışsal faktörlerden bağımsız olarak kişinin kendi kendini motive etmesi olarak tanımlayabiliriz.

Neden İçsel Motivasyon önemli?

Araştırmalar gösteriyor ki amaca ulaşmak için içsel motivasyon dışsal motivasyondan  çok daha hızlı ve kalıcı bir şekilde davranışı etkilemektedir. İçsel motivasyonu yüksek kişiler hedeflerine ulaşama konusunda daha kararlılar dışsal engelleyicilere karşı daha dirayetliler. Karşılarına çıkan ilk engelde pes etmezler.

İçsel Motivasyonun Çalışma Hayatında ki yeri ve önemi

İçsel motivasyonu düşük olan bireyler çalışma koşulları ne olursa olsun verimli olamazlar. Bu tespitten dışsal koşulların önemsiz olduğu anlamı çıkartılmamalıdır. Negatif dışsal koşullar altında başarıya ulaşmış sayısız örneklerde mevcuttur.

Örneğin; defalarca iflas etmiş bir girişimcinin sonunda başarıyı yakalaması, yeterli maddi olanaklara sahip olmayan ve gerekli eğitimi alamayan öğrencilerin yüksek puanlı üniversiteleri kazanması, doğuştan veya sonradan oluşan fiziksel engelini bir engel olarak görmeyip seçtiği alanda başarı olan insanları olması, aynı şirkette eş veya daha alt pozisyonlarda herhangi bir dışsal faktör olmaksızın yükselen kişilerin olması gibi benzer örnekler verilebilir. Bu örnekleri zaman zaman bloğumuz da paylaşmaktayız.

İçsel motivasyon:

  • Hedefler belirleme,
  • Kararlı olma,
  • Kendi yeteneklerine güvenme,
  • Olumlu düşünme,

ile yakından ilgilidir.

İçsel Motivasyon Konusunda Biz Neler Yapıyoruz ?

İçinde teorik bilginin yanı sıra bol uygulamanın olduğu eğitimimizde katılımcıların kendi yeteneklerine, değerlerine, hali hazırda var olan düşünce ve inanç sistemlerine dair farkındalıklar yaşatıyoruz. Kişiler önce var olan düşünce yapılarının kendilerini motive mi yoksa demotive mi edici olduğuna dair farkındalıklar yaşıyorlar. Eğer demotive eden düşünce ve inanç sistemleri varsa bunları nasıl değiştirebileceklerine dair yöntem ve teknikleri öğreniyorlar.

İçsel Motivasyon Eğitimi    bu linkten eğitim içeriğimizi inceleyebilirsiniz.

Yazar: Psk. Özlem Tokgöz ÖZSOYLAR
Eğitmen ve Eğitim Koordinatörü
Kriter Kurumsal Eğitim Danışmanlık

,

Meditasyon Nedir? – Nasıl Yapılır?

Meditasyon Nedir

Meditasyon Nedir? – Nasıl Yapılır?

Stresle başetmek için kullanılan yöntemlerden biri de meditasyon. Meditasyon deyince malesef çoğu kişi önyargılı yaklaşabiliyor.

Nedir peki meditasyon? Nasıl çalışır? İşe yarar mı gerçekten? 

Aslında meditasyon zihnin sakinleştirilmesidir,  hatta Osho “meditasyon durmaktır” der :)

Gün içerisinde zihnimizden yaklaşık 60.000 düşünce geçiyor. Su faturası, ev kredisi, akşama ne yemek yapsam, proje yetişecek mi, niye bugün aramadı, kilo mu aldım, tatile çıkabilecek miyim, ya bu işi başaramasam vs., vs, vs, vs………………………………..

Tüm bunlardan yorulan zihnimizi biraz sakinleştirmek, dinlendirmek, kendimizi daha iyi hissetmek için meditasyon bize yardımcı oluyor.

Peki ne oluyor meditasyonda?

Meditasyon sırasında nefes egzersizleri ve zihinde canlandırma metoduyla önce bedensel olarak gevşememiz sağlanıyor, bu gevşemeyle beraber zihnimiz alpha frekansına geçiyor, ( beynimiz 4 temel dalga boyunda çalışır, alpha, beta, delta ve teta) Alpha frekansındayken bilinçaltı telkine açık hale gelir. Çoğu telkinli meditasyon türünde gözler kapalı nefes egzersizleri ve gevşeme egzersizlerinin ardından olumlu telkinler verilir.  Bilinçli zihnin direnci olmadığı için, telkinler bilinçaltına daha kolay ulaşır. Ayrıca düzenli yapıldığı takdirde beynimizde keyif almaktan sorumlu bölgede genişleme söz konusu oluyor. Bedensel tepkilerimizi daha kolay yönetebiliyoruz. Daha sakin ve huzurlu bir zihin yapımız oluyor.

Yapılan bilimsel çalışmalar meditasyonun stresle mücadele olumlu etkilerini gösteriyor hatta fizyolojik sağlık üzerinde de olumlu etkileri tespit ediliyor.  Eğer meditasyona karşı önyargınız varsa aşağıdaki videoları izlemenizi tavsiye ederim. Bir nöroloğun meditasyonla ilgili araştırmasını ve Koç Üniversitesi öğretim üyelerinden birinin konuyla ilgili yorumlarını göreceksiniz.

 

 Neden meditasyonda gözlerimizi kapatırız? Odaklanmayı ve alpha frekansına geçişi kolaylaştırır.

Neden meditasyonda bazı anlamsız sembolleri gözümüzde canlandırırız?

Bilinçaltımız sembollerden anlar da o yüzden …Yani korku, kaygı, endişe gibi soyut kavramları sembolleştirdiğimiz zaman bilinçaltı bunları işleyebiliyor.

Meditasyon sırasında dışarıdan telkin veriliyorsa genellikle zihinde canlandırma ve semboller kullanılır. Çünkü bilinçaltımız soyut kavramlardan ziyade sembollerden daha iyi anlar. Yani bahsi geçen soyut kavramları bir şekile, bir nesneye, bir sembole  dönüştürmek daha etkili olacaktır. Örneğin kurtulmak istediğimiz kaygılar ve düşünceleri , solmuş çiçeklere benzetip, bunlardan kurtulma ve zihni temizleme anını bu solmuş çiçekleri kökünden sökmek ve ateşe atıp yakmak şeklinde görselleştirebiliriz.

Örneğin şöyle bir telkin verilebilir ; “şu an bir çiçek bahçesinde olduğunu hayal et, güneşli bir gün. Tenine değen güneşi hisset, bahçede çok güzel çiçekler var, ancak aralarda solmuş çiçeklerde var, bunlar senin negatif düşüncelerin ve kaygıların. Şimdi o solmuş çiçeklerin hepsini topla, kökünden sök. Bahçenin yanında yanan bir alev gör, bu çiçekleri alevin içine at. Bunlar senin negatif düşüncelerin, artık onlara ihtiyacın yok. Söktüğün çiçeklerin alevlerin içinde eridiğini gördükçe içinde güven ve huzur duyguları oluşuyor….vs…..   ”   Burada kişi kurtulmak istediği düşünceleri solmuş çiçeklere benzetiyor ve o şekilde sembolleştiriyor.

Meditasyonu ilk yapmaya başladığınızda odaklanma sorunları yaşayabilirisniz, aklınıza bambaşka şeyler gelebilir, ya da ne yapıyorum ben şu an da, ne saçma bir şey diye düşünebilirsiniz :)bu çok normal, ancak biraz sabredip en az 21 gün boyunca düzenli bir biçimde yaptığınızda göreceksiniz ki artık daha rahat konsantre olabiliyorsunuz. Meditasyon yapıldıkça gelişen bir yetenek. Spor gibi düşünün, odaklanabilme yeteneğimiz üzerinde çalışıldıkça gelişiyor.

Her akşam, kendinize bir yarım saat ayırıp, evde rahatsız edilmeyeceğiniz bir odaya geçip, yatağınıza uzanarak, önce nefes egzersizleri, ardından ufak bir zihinde canlandırma egzersizi ve meditasyonla , akşam uyumadan önce, gündüz sinir ve stresle gerilmiş olan kaslarınızı gevşetebilir, stresle mücadele de önemli bir adım atabilirsiniz.

Aşağıda, 10 dakika süren ve sizin için doldurduğum bir video kaydını paylaşıyorum, telkinleri dinleyebilir ve deneyebilirsiniz .

Yazar: Psk. Özlem Tokgöz ÖZSOYLAR
Eğitmen ve Eğitim Koordinatörü
Kriter Kurumsal Eğitim Danışmanlık

,

Uyanık Ol! İşte hayattaki gerçek neşe bu!…

hayattaki-gercek-nese

İÖ 550 civarlarında, bir kâhin, Hintli bir kralın yeni doğan oğlunun ileride ya büyük bir askeri lider ya da büyük bir dini lider olacağına dair kehanette bulundu. Babası oğlunun tahtını devralmasını istiyordu ve bu yüzden onu güzelliklerin ve hoşgörünün hâkim olduğu bir biçimde yetiştirdi. Acı ve ıstırabın ne olduğunu hiç bilmedi. Çocuk, sadece soylu ailelerin kızları ve oğullarının yaşadığı duvarlarla çevrili bir sarayda büyüdü. Kral, oğlunun herhangi bir spiritüel eğitim almasını yasaklamıştı.

Prens bir gün sarayı terk etti. Dış dünyaya açıldığı yolculuğu sırasında, daha önce hiç karşılaşmadığı manzaralarla karşılaştı: yaşlı bir adam, hasta bir adam ve bir ceset gördü. Prens çok şaşırmıştı ve yanındaki uşağından bunu açıklamasını istedi. Doğmaya yazıklar olsun’ diye cevap verdi uşak. “Çünkü doğmuş olan herkese, yaşlılık, hastalık ve ölüm gelecektir.”

Prens saraya geri döndü fakat artık haz odaklı hayatı ona boş gelmeye başladı. Büyük bir depresyona girdi.

Ne saraydaki arkadaşları ne de ailesi bir teselli veremediler. Kraliyet mirası bile ona anlamsız görünüyordu. İkinci yolculuğunda prens daha da şaşırtıcı bir şeyle karşılaştı: gülümseyen bir adam. Bu adam yaşlılığın, hastalığın ve ölümün karşısında nasıl gülümseyebilir, diye düşündü. Bu adam spiritüelliği deneyimleyen biriydi. Dünyevi hazların ötesinde bir mutluluk kaynağı keşfetmişti. Kısa süre sonra prens saraydan kaçtı ve ormanın içinde kayboldu. Saçlarını kesti ve pahalı kıyafetlerini yırtık pırtık bir kumaşla değiştirdi. Aradığı cevabı bulmak üzere yola çıktı. Bir adam, nasıl olur da yaşlılığın, hastalığın ve ölümün karşısında gülümseyebilirdi?

Birçok öğretmenle çalıştı fakat hiçbirinin aradığı cevabı bulamadığına kanaat getirdi. Kendi kendine meditasyon yapmaya karar verdi. Bir ağacın altında uzun süre oturdu. Daha sonra mayıs ayında dolunayın ilk gününde ayağa kalktı ve gülümsedi. 0 zaman insanlar ona sormaya başladı. “Sen bir Tanrı mısın?” “Hayır,” diye cevap verdi. “O zaman nesin?” “Uyanığım.” Ve böylece “uyanık olan” olarak anılmaya başladı. Bu Sanskritçe’de “Buddha” demekti.

Prens Siddhartha’nın farkına varma süreci kelimelerle anlatılamaz. Üstelik, takipçilerine ağacın altında “hiçbir şey”e eriştiğini söylemişti. Ancak bu hikâye, birçok bilgelik geleneğinde tekrarlanan bir gerçeğe işaret eder. Kendini gerçekleştirmek, sadece ehemmiyetsiz arzulardan kopmaktan ve anlık tatminlerin ötesine geçerek davranmaktan gelir. Eninde sonunda hayatınızda varacağınız son nokta belirlenmiştir; bu da ölümdür. Farklı bir sonu umut etmektense, yaşamın süreci içerisindeki mutluluğu keşfetmeniz gerekir. Sadece aşkın bir amaca olan ahlaki bağlılığınız varoluşun geçiciliğinin üstesinden gelebilir.

George Bernard Shaw’un Man and Superman’de söylediği gibi:

“Yüce gördüğün bir amacın hizmetinde kullanılmak… Dünya kendini seni mutlu etmeye adamayacağı için şikâyet edip duran, küskünlükler ve yakınmalarla dolu heyecanlı bencil küçük bir budala yerine Doğa’nın bir gücü olmak… İşte hayattaki gerçek neşe bu!”

Uyanık olmak için zihninizi sakinleştirmeye dolayısıyla da meditasyona ihtiyaç duyabilirsiniz. Meditasyon Nedir? Nasıl Yapılır? başlıklı makalemizi okuyabilirsiniz.